anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 51  
»Bugün 87  
»Toplam 5494193  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 3.226.243.130
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Sponsor Alanı

OKULLAR AÇILIRKEN

Hüseyin DENİZ

17 Eylül 2012, 01:31

Hüseyin DENİZ

Her yıl okullar açılırken törenlerde, medyada ve köşe yazılarında eğitim ve öğretimin önemi ile ilgili sayısız düşünce ve haber uçuşur havada.

 

Bunlara rağmen eğitim sorunlarımızın çözülmesi bir yana, sorunlar daha da kördüğüm olur.

 

Bu yıl da eğitim yılına 4+4+4 tartışmalarıyla giriyoruz.

 

Bir yanda eğitim programlarının artık rayına oturmasını isteyenler, öte yanda sürekli yenilik ve değişiklik peşinde koşanlar…

 

Otuz yıldır eğitim hayatının içindeyiz ve özetle söylemek gerekirse az gittik uz gittik… Altı ay bir güz gittik… Dönüp baktık ki bir arpa boyu yol bile gidememişiz. Hala eş durumundan atama bekleyen öğretmenler, hala son dakikada ataması yapılıp beş günde uyum sağlaması beklenen öğretmen adayları, hala 40-50 kişilik sınıflar, hala yardımcı hizmetleri yarım yamalak alabilen okullar…

 

Bunlar daha sorunlar yumağının ucu bile değil.

 

Hükümetimiz aslında bir revizyon (yenilenme, yeniden yapılanma) hükümeti olmasına rağmen eğitimle ilgili revizyonu gıdım gıdım yapıyor. Bir de “Belanın büyüğü geride” dercesine gelecek yıl sınavları ve dershaneleri kaldırmayı vaat ediyor.

 

Ben öğretmenlerimizden çocuklarımızı üniversiteye değil hayata hazırlamalarını bekliyorum. Evet bu bir tercihtir. Birçok veli çocuğunun iyi bir okulda okumasını ve iyi bir meslek sahibi olmasını bekliyor. Onlara göre iyi bir meslek sahibi olursa iyi bir hayata da sahip olur. Bense öyle düşünmüyorum. Eskiler evlenenler için “Varsın zengin olmasın, ekmeği tatlı olsun!” derlerdi. Ben de varsın doktor olmasın, ama ekmeği tatlı olsun!” diyorum. Çünkü nice makbul meslek ve mal mülk sahibinin dirliği ve huzuru yok. Bu yüzden çocuklarımıza öncelikle yediğinden içtiğinden, gezdiğinden gördüğünden, duyduğundan dinlediğinden tat alacak bir zevk düzeyi verilebilirse, kendisiyle ve çevresiyle barışık bir kimlik kazandırılabilirse onlara en büyük hediye verilmiş olacaktır. 

 

Ben türkü söyleye söyleye taş kıran kişinin, oflaya puflaya ders yapan öğretmenden daha iyi bir yaşam gustosuna sahip olduğunu ve çevresine ondan daha az zarar vereceğini düşünüyorum.

 

Velilerden de istediğim var elbet. Velilerimiz kendi mahallelerindeki okulu daha iyi bir noktaya nasıl getirebileceklerini düşünmek yerine çocuklarını iyi bir okula yazdırmak için olmadık dümenler tasarlıyor. Bu yanlıştır. Kentin herhangi bir yerinde iyi bir okula yazdırmak belki sizin egonuzu tatmin edebilir. Ama çocuğunuz sekiz ay boyunca o okula gitmek için sabah yarım saat erken kalkacak, servis bekleyecek, akşam dönüşte servis geldi gelemedi telaşınız olacak. Çocuğun kendisini ve arkadaş çevresini denetlemek bin bela olacak. Ama okul yakınınızda olursa hayat çocuğunuz için de sizin için de daha kolay olacaktır.

 

Sözün özü çocuğunuzu başka mahallelerdeki iyi okullara vermek için on takla atacağınıza kendi mahallenizdeki okulun daha iyi olması için biraz gayret gösterin.

 

Velilerimizden istediğim bir başka şey de “sevginin birçok şeyi çözebileceğine” inanmalarıdır. Bazı velilerimiz haklı olarak çocuklarının meşhur öğretmenlerde okumasını istiyorlar. Bunun için her türlü bedeli ödemeye hazır velilerimiz var. Ancak mantıken bu mümkün değildir. Öyleyse bu ölçütte bir değişiklik yapmak lazım. Çocuklarımızın öteki kentlerdeki meşhur öğretmenlerde okuması değil, kendi mahallemizdeki sevebileceği bir öğretmende okuması daha doğru olacaktır. Öğretmen kadın olmuş erkek olmuş, yaşlı ya da genç olmuş, güzel veya çirkin olmuş, şuralı buralı, yerli yabancı olmuş hiç önemli değildir. Çocukları sevmesi mesleğini bilerek ve severek yapması önemlidir. Daha da önemlisi ise çocuğun öğretmeni sevmesidir. Eğer çocuk öğretmeni severse onun zehir diye verdikleri bal olacak ve çocuğunuzu tatlandıracaktır. Sevmezse de her şey çocuğunuza batacak, çocuğunuz da işi tembelliğe ve yaramazlığa dökecektir. Sizi üzecek, kendine ve çevresine zarar verecektir.

 

Çocuğunuz okula nasıl başlarsa öyle bitirecektir: Yorgun ve isteksiz başlarsa hayat boyu okul denince eli ayağı çözülecektir. Şevkle başlarsa okuldaki en zevksiz derse bile coşkuyla gidecek ve mutlaka bir şeyler öğrenecektir.

 

SOMSÖZ: ÇOBANIN GÖNLÜ OLURSA TEKEDEN SÜT ÇIKAR.

 

Hüseyin DENİZ

Bu haber 1436 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
BAĞIŞLA BENİ ÇOCUKLUĞUM (İlhame NASIR)20 Eylül 2019

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir